Çizil-miş

  Bilmiyorum. Neyi nasıl kelimelere dökeceğimi bilmiyorum. Bilmem gerekiyor mu? Sanırım, emin olamıyorum. Bir şeyi bilmenin her zaman kendimi iyi hissettireceğini düşünmüşken neden böyle oluyor? Bunca belirsizlik ve kapı çarpmalar neden? Hep dediğim gibi sayfalarca neden sunabilirim burada sizlere. Cevabını bildiğim sorulardan vazgeçeceğim ama bu sefer. O yüzden, nedenler yerini böylelere bırakacak. Günlerdir ellerimin kenarında … More Çizil-miş

Kaybet-miş

  i. Kalmayacak. Sigara ve içki içen o adam, seni sevmeyecek. Kalbini yerinden söküyormuş gibi yapacak ve merak etme, onu oradan alacak da. Seni parkeleri çatlamış bir salonda tek başına bırakacak yavaşça. O, kıvrımlı kirpikleri ve çatlak dudakları olan adam, seni asla sevmeyecek, sevemeyecek. Seni etkilemek için merdivenlere sırtı dönük bir şekilde adım atacak, kiraz … More Kaybet-miş

Bunal-mış

Her sabah yavaşça göz kapaklarımızı hareket ettirerek başlıyoruz güne.  Başlangıç eylemi hepimiz için, her zaman aynı. Gözlerini yavaşça aç, ovuştur, hafifçe gerin, biraz doğrul ve güne başla. Öyle değil mi yoksa? Öyle. Bizi ayıran ne o vakit? Eğer başlangıçlar her birimiz için aynı ya da en azından benzer ise, farklılık, o nerede? Bizi birbirimizden farklı … More Bunal-mış

Yeşil Bank

  Buğulu bir gökyüzü vardı dışarıda. Vücudunu camdan yarı beline kadar sarkıttı ve tek eli ile pencerenin pervazını sıkıca kavradı. Boşta kalan diğer elini sonsuzluğun içinden akan damlara uzattı aradığını bulmak umudu ile.  Bulamayacağını biliyordu aradığı şeyi ancak belki bu sefer bir mucize olurdu ve beklediği kelimeler ellerine dökülürdü yukarıdan. Bekledi. Henüz sadece 10 saniye … More Yeşil Bank

Git-miş

  “Ya sen? ”dedi adam. “Sen sanıyor musun ki ben hiç küçük bir çocuk olmadım. Sen sanıyor musun ki ben hiç yara almadım. Ben hiç mi sanıyorsun insanlara inanmadım? Ben dağlar yapmadım mı sanıyorsun insanları, ki o dağların altında kaldım. Tek sen mi yaralısın sanıyorsun hayatta? Tek sen mi yara aldın? Bir sen mi kanadın? … More Git-miş