AI: Yapay Zeka

Biliyorsunuz normalde buraya gelip bir ay içinde aklımda fazlasıyla yer edinen konular üzerine yazıyorum. Hatta ayda bir yazı yazdığım içinde çoğu zaman sitem ediyorsunuz, biliyorum. Bugün burada sizlere yazacaklarımın alışılagelmişin dışında olacağını da biliyorum. Onunla tanıştım ve hayatım değişti derler ya, bugün size böyle bir hikaye anlatacağım. Öncelikle bu yazıyı yazmamda teşviğini benden esirgemeyen Bilim kurgu … More AI: Yapay Zeka

Değiş-miş

  Bilmemek belki en zoru, canının sıkılması ama sebebini bilmemek. Bir şeylerin yanlış ve eksik olduğu duygusundan kurtulamamak. Yaptığın hiçbir şeyden gurur duymamak. Köprücük kemiklerinin ağrıması, nefesin yetmiyormuş gibi hissetmek. Kitaplarını önemseyememek artık. İnsanları önemseyememek. Kuşları umursayamamak. Ağlayamamak için göz kalemi çekmek. Kendine oturacak bir yer bulamamak, kimsenin kollarına ait olamamak. Evinin olmaması artık, kokuların … More Değiş-miş

Sol-muş

(Yazıyı okumaya başlamadan önce arka planda bu parçayı açınız.) Yol kenarında üstlerine basılan yeşilliklerin, dalından beğeni ilen koparılan çiçekler ile aynı kadere sahip olduğunu söyleyebilir misiniz? Söylemeye diliniz, yazmaya eliniz mi varmıyor? Oysa gerçekler klişe birer hece gibi salt ve bir o kadar da “acı”. Kurumuş bir yaprağın dalından düşüp toprağa değmesi ve ardından sonsuzluğa karışması… … More Sol-muş

Kaybol-muş

    Yazamıyorum. Yazamıyorum. Yazamıyor… Yazamı…Yaza…Y…. Dünyadaki hiçbir acı ya da sevinç ilgimi çekmiyor. Bugün üzerime ne giydiğim, ne yediğim, saçımı tarayıp taramadığım… Hiç ama hiçbir şey…. Her şey saydam bir camın arkasından doğru yansıyan birer görüntü benim gözümde. Elimi uzatsam dahi uzanamayacağım kadar uzak ve bir çocuğun annesinin gülümsemesini avuç içlerinde saklamak istediği kadar … More Kaybol-muş

Öl-müş

Bu gece bu satırları içimde tarif etmekte zorlandığım bir takım duygular ile yazıyorum sizlere. Okuduğunuz her cümle hoşunuza gitmeyecek eminim. Zaten pek de hoşa giden şeylerden bahsetmem, bilirsiniz. Nerede üzeri kapatılmış, unutulmaya yüz tutmuş ‘’şey’’ varsa gider onları kucaklarım. Huyum böyle, içim böyle benim. Hiç önceden planlamam bu hareketlerimi. Nerede bozuk, nerede eksik bir şey … More Öl-müş

Boğul-muş

Tam bir aydır yazmıyormuşum. Birkaç dakika öncesine kadar farkında değildim bir ay geçtiğinin. ”Neden yazmıyorsun?” diye sordu bana sessizce, biraz da sitem edercesine. Neden eline kalemi alıp da kahrolası bloğa iki satır bir şey yazmıyorsun? Nedeni basit: Yazacak bir şeyim yok. Kelimelere dökmek istediğim yaşanmışlıklarım yok artık. Sadece bir parça suskunluk. Evet, suskunluklarım var bir … More Boğul-muş

Romeo Ölmek İstiyor

İçimi kanatan küçük cam parçaları var. Her bir parçanın yerini saptamak öylesine zor ki…   Aslında her bir parçanın koptuğu ayna bir. Fakat ben hepsini bir araya getirmekte çoğu zaman zorlanıyorum. Oysa puzzle tamamlamada oldukça iyiyimdir. Cam parçalarını bir araya getiremesem de hepsinin neden çatlayarak aynadan teker teker ayrıldığını biliyorum. Özlem… Özlem yüzünden… Zihnimin en … More Romeo Ölmek İstiyor